Anıl Özmutlu

Anıl Özmutlu

31 Ağustos 2021 00:15:00

ZAFER

Ömrü savaşlarda geçmiş bir lider.

Mustafa Kemal.

*

Önce şerefli bir Osmanlı subayı olarak yıllarca çarpıştı.

Sonra hayatını Türkiye Cumhuriyeti’ni kurmaya adadı.

Ve sonunda başardı da.

*

Kurtuluş Savaşını başlattı.

Çok farklı cephelerde çarpıştı.

*

En önemlilerinden birisinin yıldönümüydü dün.

30 Ağustos.

Büyük Taarruz’un yıldönümü.

*

Aslında Büyük Taarruz aylar öncesinden başlamıştı.

Eşsiz öngörüsü ile neler olacağını tahmin edebilen Mustafa Kemal arkadaşları ile yoğun istişareler

sonucunda  planlarını tamamlamıştı.

            17 Ağustos’ta Ankara’dan ayrılmıştı.

            Çevresindekilere “Taarruz haberini alınca hesap ediniz. 15. gün İzmir’deyiz.” demişti.

            *

            Taarruz 26 Ağustos’ta başlamıştı.

30 Ağustos itibariyle zafer elde edilmişti.

Atatürk’ün hesapları tutmamıştı.

Çünkü 14. Günde İzmir’delerdi.

*

Ankara’ya dönüşünde bu yanılgısını şöyle anlatıyordu.

“Bir gün yanılmışım. Ama kusur bende değil, düşmanda.”

*

Aslında Mustafa Kemal asıl savaşın yeni başladığının farkındaydı.

Silahla yapılan savaşlar işin en kolay tarafıydı.

Çünkü savaş sonunda kazanan ve kaybeden belliydi.

*

Asıl savaş ülkenin kurulmasıydı.

Asıl savaş eğitimde, sağlıkta, toplum bilincindeydi.

Asıl savaş cahillikle olacaktı.

Kendini şeyh, hoca vs gibi sıfatlarla toplumun önemli isimleri gibi tanıtan cahillerle uğraşması

gerekecekti.

O da bunun çok iyi farkındaydı.

*

Cumhuriyet kurulduktan sonra Atatürk bir gün kitaplarını Ankara’dan İstanbul’a taşımak ister.

Kütüphanecisi Nuri Ulusu’dur.

Kitapları karton kutulara koymaktadır.

Atatürk, Ulusu’yu durdurur.

*

Askerlere emreder.

İki adet cephane sandığı getirmelerini ister.

*

Ulusu duruma çok şaşırmıştır.

Ancak şaşkınlığı uzun sürmez.

Mustafa Kemal gereken açıklamayı şöyle yapar.

“ Savaşta bu sandıklarla cephane taşıdık. Şimdi o savaş bitti. Yeni savaşımız başlıyor.”

*

Nuri Ulusu hayranlıkla ve üzerine binen sorumluluğun farkında olarak dinlemeye devam etmektedir.

“O  da kültür ve sanat savaşımızdır.”

“Cephane taşıdığımız sandıklara kitaplarımı koy.”

“Cephanenin yerini artık kitaplar alsın.”

*

            Sanata, sanatçıya, sanatkarlara verilen, daha doğrusu verilmeyen değeri görünce günümüzde…

            Bilginin cezalandırıldığı, cehaletin ise baş tacı edildiği günleri yaşayınca…

            Cahilliklerinin farkında dahi olmayan tiplerin bilirkişi olduğu bu ortamda…

Liyakatin anlamsızlaştırıldığı toplumumuzda…

Bunun ne kadar önemli bir söz, ne kadar önemli bir ileri görüşlülük, ne kadar önemli bir savaş

olduğunu şimdi çok daha iyi anlayabiliyoruz.

            *

            Onun için savaş daha bitmedi.

            Bu kadar cahil varken bir toplumda.

            Hele de belli bir kesim tarafından kullanılıyorlarken.

            Ne bu cehalet biter.

            Ne de ülke olarak bir adım bile ileri gidebiliriz.

            *

            Sözlerim kafasını kullanabilenlere.

            Sorgulayabilenlere.

            Okuyanlara.

            *

            Durmak yok, savaşa devam…

            Asıl zafer bu savaşı kazanınca olacak.

 

***************************************************************************

Aklınızda Bulunsun:  Okuduğumuz her kitap, Mustafa Kemal Atatürk’ün sözünü ettiği aydınlanma

savaşında kazanılmış bir zaferdir.  Sunay AKIN.

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları