Kendimimar

Kendimimar

6 Mart 2020 11:10:00

KÖR KUYU

Köylerden birisinde, bir eşek, kuyuya düşmüş…
Nasıl düşer sormayın… Eşek bu... Düşmüş işte… Köy kırsalında kullanılmayan kör bir kuyu, ağzı tahtalarla kapatılmış, tedbir olsun diye üzerine taş parçaları da konulmuş…
Tabiata karşı gelinmez bu bir kuraldır… Zamanla tahta çürür, ağırlığa dayanamayan tahtalar ise, kırılgan olur… Ve bir gün, etrafta kuruyan otları yemek isteyen bir eşeğin ağırlığını, tahtalar çekemez ve güm diye eşek kuyuya düşer… Hayvan saatlerce acı içinde anırır… Sesi duyan bir köylü bakar ki eşek kuyunun dibinde…
Eşek kuyunun dibinde kan revan içinde anırıp duruyor... Tek başına yapacağı bir şey yok… Köydekileri toplar ne yapsak, ne etsek, nasıl çıkarsak tartışmaları sonuç vermez, her kafadan bir çözüm önerisi... Sonunda karar verilir, kurtarmak için çalışma yerine, kuyuyu toprakla örtmek ve hayvanı kuyuya gömmek…
Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak atmaya başlarlar… Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları, her seferinde silkinerek dibe döker, ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde, her an biraz daha yükselir ve sonunda yukarıya kadar çıkmış olur… Durumu gören köylüler toprak atmayı hızlandırır ve eşek kuyunun ağzına kadar gelir…
Hayat, bazen bizim de üzerimize abanır... Bazen değil hem de çoğu zaman, acımasızdır hayat...
Üstümüzü toprakla örtmeye çalışanlar çok olur... Bunlarla baş etmenin tek yolu, yakınıp sızlanmak değil, düşünüp silkinmek ve kurtulmak, aydınlığa adım atmaktır… Kör kuyuda olsak bile...
NE DEMİŞLER
Eşeğe altın semer vursalar, eşek yine eşektir. ...
Eşek bile, düştüğü yere bir daha düşmez. ...
Eşek hoşaftan ne anlar; suyunu içer, tanesini bırakır. ...
Eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme; kimi uzun, kimi kısa der. ...
Eşeğini sağlam kazığa bağla…

 

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları