Ahmet Kolsuz

Ahmet Kolsuz

12 Aralık 2018 00:00:00

JHERİNG’TEN BU YANA KAÇ KUŞAK GEÇTİ

Rudolf Von Jhering, modern hukuk sisteminin gelişiminde büyük katkıları olmuştur. Türk hukuk sisteminin gelişmesinde de aslında ne kadar büyük katkıları olduğunu, siz okuyucuların dikkatine sunarım. Rudolf Von Jhering, 1818 yılında doğmuş Alman bir hukukçudur. 1842-1892 yılları arasında Basel, Rostock, Kiel, Giessen, Viyana ve Göttingen üniversitelerinde hukuk dersleri vermiştir. Hukuk sosyolojisine kazandırdıklarıyla da dünya hukuk tarihine adını yazdırmıştır. Neden mi? :

Jhering’e, hukukun gerçek hayatla ilişkisi üzerinde durulurken rastlıyoruz ve bize şu tanımı kazandırıyor: Hak, hukuk tarafından tanınan menfaattir. Neden hakka menfaatten hareket ederek tanım getirmiştir? Çünkü Jhering toplumun menfaatleri ile bireyin menfaatlerini birbirinden ayırmamıştır. Toplum içindeki menfaatleri bir gaye veya gayeler etrafında toplanması ile toplumun düzene ulaşabileceğini savunmuştur. Menfaatlerin ortak yarara göre dengelenmesini bu sayede sağlamaktadır. Jhering, hukukun niteliğinden ziyade, gayesi, fonksiyonu meselesine önem verince, hukukun hayatla ilgi ve temasının devamı ettirilmesi hususunda bir çığır açmış oldu. Gaye de menfaatlerin ürünü olunca, hukuk bireysellikten sosyalleşmeye doğru eğildi.  Bundan böyle de hukuk, artık ferdin cemiyete karşı ileri sürdüğü bir talep değil, cemiyet tarafından ferde sağlanan bir şey oldu.

Hakkı, menfaatten hareket ederek tanımlayan ve 19.asrın ikinci yarısında hukuk öğretiminde köklü değişikler yaratmış olan büyük Alman hukukçu R. Von Jhering; bir hukuk bilgini ve hukuk hocasıdır. Jhering’in öğrencisi Zitelmann da aynı yöntemi benimsemiş ve onun öğrencisi Ernst E. Hirsch üçüncü nesil olarak, hukuk öğretiminde bu ekolü Türkiye’ye getirmiştir.

Prof. Hirsch 31 yaşında (sene 1933) Almanya’dan ayrılmış ve Türkiye’ye gelmiştir. 1933-1943 yılları arasında İstanbul Hukuk Fakültesinde, 1943-1952 yılları arasında Ankara Hukuk Fakültesinde başta ticaret hukuku olmak üzere, hukuk felsefesi ve sosyolojisi, hukukta metod, fikri ve sınai haklar derslerini okutmuştur. Hirsch’in deyimiyle ‘Atatürk’ün ülkesinde’, cumhuriyetin ilk fakültelerinde  hukuk öğrencilerinin gelişmesinde çok önemli bir rol oynamıştır.

Prof.Hirsch’in ‘Anılarım’ adlı eserinin ‘sunarken’ başlıklı ilk yazısını, Türkiye’deki öğrencilerinden Prof.Dr.Yaşar Karayalçın kaleme almıştır. Hocasına olan sevgi ve saygısını kaleme aldığı iki buçuk sayfalık yazıda büyük bir emek ve saygıya rastlıyorsunuz.

Jhering’ten bu yana yüz elli yıl geçmiş olabilir fakat geçen yıllar bir şeyler alıp götürmekten ziyade Türk çocuğuna çok şey katıp üzerine çalışma fırsatı doğurdu. Bu nedenle varılan sonuç: savaştan yeni çıkmış akabinde hukuk devrimi yapmış bir ülkenin, özgüveni yüksek, aklın hür iradesinde ilerlemesini bilen çocuklarıyla, aydınlık günlere nasıl çıktığını; hazıra konmaktan ziyade batının biriktirdiklerini alıp üzerine koyma gayreti içerisine girmesini görmüş olduk.

 

 

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları