Mehmet Demir

Mehmet Demir

2 Ağustos 2021 02:05:00

İhanet, Gaziantep ve Türkiye...


Ülke olarak zor günlerden geçiyoruz.

Bir yanda korona belası...

Diğer yanda ülkeyi saran yangınlar...

Kronik sorun haline gelen Suriyeli mülteciler ve kucağımızda yeni bulduğumuz Afganlılar...

Ve bu kadar sorun içerisinde ülkede yaşanan siyasi çekişmeler. İktidara zarar vermek için her yol mübah anlayışıyla, kardeşçe yaşadığımız topraklarda, ırk ve mezhep üzerinden yürütülen tehlikeli oyunlar...

Aslında her biri başlı başlına yazı konusu da, hepsinin zincir halkaları gibi birbirlerinde bağlı olması, yazıyı bütünleştiriyor...

Bu ülkede yaşıyorsak, hepimiz kardeşiz. Türk'ü Kürd'ü, Alevisi Sunnisi, ne farkımız var birbirimizden...

Eleştirilelim, yanlışa yanlış diyelim, daha müreffeh bir Türkiye için konuşalım ama, şunu da bilelim, başka Türkiye yok...

Geçen hafta Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki, öyle bir açıklama yaptı ki, kabul etmek mümkün değil. Bu sözlere hepimiz karşı çıktık...

Önce Ak Parti MKYK üyesi Şamil Tayyar ses verdi. "Gaziantep çöker anlayışı doğru değil" dedi...

Ardından, GTO Başkanı Tuncay Yıldırım, "Gaziantep Suriyeliler sayesinde Anadolu Kaplanı olmadı ki. Tüfekçi Yusuf'tan bu yana Gaziantep sanayi şehri" tepkisini verdi.

SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu "Gaziantep, Suriyeliler sayesinde sanayi şehri olmadı. Suriyeliler olmazsa Gaziantep sanayisi çökmez" yaklaşımında bulundu...

Nasıl ki, Özhaseki'yi açıklamasından dolayı eleştiriyorsak, Güney illerimizde yaşanan yangınların, otel yapılmak için, rant için çıkarıldığını söyleyenleri de eleştirelim. Ciğerlerimiz yanarken, bunu nasıl kabul edebiliriz, nasıl söyleyebiliriz, nasıl düşünebiliriz?

Ya Konya hadisesi...

Husumetten yaşanan vahşi bir olayı, ırkçı bir saldırıya çevirmek, bundan nemalanmaya çalışmak,  en hafif tabiriyle ülkenin sinir uçlarıyla oynamaktır, yangına benzin dökmektir...

Ve bunu yapanların içerisinde, önemli siyasilerin, STK'ların, gazetecilerin, aydınların olması, büyük fotoğrafta ülkenin nasıl bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu göstermiyor mu?

Mesala, adının önünde şerefli Türk ibaresi bulunan Türk Tabipler Birliği denen, kimlere hizmet ettiği bilinmeyen bir kurumun, saldırının nedeninin 10 yıllık husumet olduğunun yetkili kurumlarca defalarca açıklanmasına rağmen, ısrarla ırkçı saldırı paylaşımı yapması, ihanet değilse nedir?

Vahşetin ardından, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve devlet, 7 bireyini toprağa gömen ailenin yanında cenazede saf tutup, acısını paylaşıp, yapanların en ağır cezaya çarptırılacağını ifade ederek, oyunu bozmaya çalışırken, yangına benzin dökme çabanız acaba neden?

Bu kadar kritik ve zor günlerde, ülke olarak bir ve beraber olmayacaksak, ne zaman bir olacağız.?

İlla ki, her krizden siyasi rant çıkarma peşinde koşacak, devlet-hükümet zarar görsün de, ne olursa olsun diyeceksek, bu ülkeyi daha müreffeh bir Türkiye nasıl yapacağız?

Türkiye'de demokrasi var. İktidarı, hükumeti beğenmiyorsak, seçim günü geldiğinde sandıkta cevap verilir. Geçmişte bunun sayısız örneğini yaşadık ve gördük. Bunu yapmak dururken, karanlık ellerin oyunlarına alet olmak, Türkiye'ye ihanet etmektir, başka da açıklaması yoktur...

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları