Anıl Özmutlu

Anıl Özmutlu

24 Aralık 2020 00:16:00

SANAT

            Siz hayatınız boyunca hiç gitar çaldınız mı?

            Ud.

            Keman.

            Bağlama.

            Klarnet.

            Okulda çaldığınız blok flütle okul bittikten sonra elinize aldınız mı hiç?

*

            Peki resim yaptınız mı?

            Tuvaliniz oldu mu hiç?

            Sulu.

            Yağlı.

            Guaj.

            Boyalarınız oldu mu?

            Hayatınıza renk katmaya çalıştınız mı?

            *

            Tiyatro ile bir bağlantınız?

            İzlemek ya da izliyormuş gibi yapmak dışında.

            Sahne tozu nedir?

            Bilir misiniz?

            Kulis heyecanı.

            Dekor yerleştirmenin stresini.

            *

            Pandomim ne?

Sanat mı?

            Ya da Ebru?

            Sadece basit bir hobi mi?

            Dans?

            Bale?

            Opera?

            Ve daha nice aklımıza bile gelmeyecek sanat dalları.

            *

            Sahi bunlardan para kazanılıyor mu?

            Bu işleri bir meslek olarak yapan var mı?

            Pandomim yaparak para mı kazanılır be?

            Ya da ud çalarak.

            Veya resim yaparak.

            *

            Şansın varsa, şöhret olursan kazanırsın tabi ki.

            Hem de hayal edemeyeceğin kadar çok.

            *

            Peki ya şöhret olamazsan.

            İşte o zaman yandın.

            Çünkü hiçbir değerin de olmayacak.

            Yaptığın sanatın da bir anlamı kalmayacak.

            *

            Kısacası aç kalacaksın.

            Sadece sen de değil.

            Ailen, eşin, çocukların.

            Hepsi aç kalacak.

            *

            Tüm müzikli işyerleri, kafeler, restoranlarda önce müzik yayınları kesildi.

            Çünkü müzik Corona’nın yayılımını ve bulaştırıcılığını artırıyordu.

            Sonra müzik evleri, resim atölyeleri, dans kursları, bale kursları falan kapatıldı.

            Hem sosyal mesafe ihlal ediliyordu.

            Hem de en çok bulaştırıcılığın olabileceği yerlerdi.

            *

            Aslında haklılık payı olan bir karardı.

            Ama bu karar alınırken küçük ve önemsiz bir detay atlanıyordu.

            Bu insanlar hayatlarını nasıl sürdürecekler?

            Nereden para kazanacak?

            Evlerine, çocuklarına nasıl yiyecek ekmek götürebilecekler?

            *

            Uzun süren açlığın ve sefaletin sonunda devlet bir defaya mahsus olmak üzere 1000 TL yardım yapacak.

            Onun dışında ne var?

            Hiçbir şey.

            *

            Bu 1000 TL ile yaşayabildiğiniz kadar yaşayın.

            Bir de ümidinizi asla kaybetmeyin.

            Hem belli mi olur?

            Belki ilerde bir yardım falan daha alabilirsiniz?

            Acınızdan ölmezseniz tabi .

               

*******************************************************************************

Aklınızda bulunsun:  Sanat düşünebilen, gerçeği görebilen, toplumu anlayabilen insanların işidir.

Tolstoy.

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları