Arif Kurt

Arif Kurt

18 Ekim 2019 00:02:00

Nebi ve Ecnebi...

Nebi...

“Haber getiren" demektir. Nebi'nin çoğulu nebiyyün veya enbiya'dır. Nebi Kur'an'da çoğullarıyla beraber 75 yerde geçmektedir.

Kitap gönderilen peygambere Resul denir.

Nebi, kendinden önce gelen Resulün dinini tebliğ eden Peygamberdir.

Yeni din getirmeyip, önceki dine davet eden peygamberlere Nebi deniyor.

Her resul, nebidir; fakat her nebi resul değildir.

Ecnebi:

Yabancı, garip, bîgâne. Başka bir devletin tebaası olan anlamına gelir.

**

Google kaynaklı Nebi ve Ecnebi tanımları şurada dursun.

Düzenlediğimiz Barış Harekatı Operasyonu yüce Türk milletinin şanlı ordusunun ısrarlı, kararlı ve yiğitçe adımları ile beklenenden daha hızlı, planlanan sonuç odaklı sahada on numara devam ediyor.

Sahada sıkıntı yok, olmasıda beklenmiyordu zaten.

Fakat;

Masada sıkıntı yaratanlar var.

Başta, geçmiş yıllar Kore’de, Afganistan’da zamanında birlikte mücadele ettiğimiz, NATO’da ortaklık yaptığımız, BM’de ise müttefik olduğumuz ABD’de sıkıntı var.

Terör örgütü PKK’nın uzantısı DSG kamuflajına girmiş YPG/PYD teröristlerine yıllarca on binlerce tır silah gönderen, kapalı kapılar ardında bize ‘terör örgütü dedikleri, parasını veriyoruz savaştırıyoruz, işimiz bitti’ diye aşağıladıkları ve halen baktıkları, korudukları bu insanlarla ABD’nin vazgeçemediği ve peşini bırakmak istemediği ne olabilir?..

Aynı terör örgütüne gerek AB’nin gereksede Rusya’nın daha da öteye gideyim düşmanımız dediği Esad rejiminin kucak açması ve ittifak masasında muhatap almasını da anlamakta güçlük çekiyorum!!..

Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması çağrısı yapan, bizi de işgalci olarak tanımlayan, YPG/PYD teröristlerini de insani dram yaşayan masum insanlar sınıfına koyan Arap Birliği’ne ne demeli peki?...

Vallahi; hiçbirisi ne Suriye’nin toprak bütünlüğünü ne de oradaki masum dedikleri terörist oluşumların akıbetini düşündüğü için bu lafları etmiyor!!..

Suriye halkını ve Esad’ı düşünen ise hiç yok aslında.

Ortada alenen ve resmen yaşanan bir çıkar çatışması ve hesaplaşma var.

Gelin tek tek gidelim;

Bizim terörist dediğimiz YPG/PYD’ne ABD benim için öyle değil diyor.

Suriye’de Yani YPG/PYD yok karşımızda aslında ABD var.

Esad konusunda Rusya benim dostumdur diyor.

Suriye’de Esad Rejimi yok karşımızda aslında Rusya var.

Bizim destek verdiğimiz ÖSO’ya ise ABD ve Rusya senin gibi düşünmüyorum diyor.

ÖSO yok sen varsın aslında diyorlar.

Ne biz onlarınkini nede onlar bizimkileri sevmiyor.

Her biri arkasında durduğu diğerine terörist, katil diyor.

Sahadakiler arkasında durana güvenip savaşıyor, arkadakiler ise masada müzakere yapıyor.

Karışık oğlu karışık bir durum.

Öte yandan;

Kaşıkçı cinayeti ile köşeye sıkışan Suudi Arabistan bizimle bu mesele üzerinden hesabını görmeye çalışıyor.

AB’de islamı hedef alan İslamfobi tırmanışı yüzünden siyaset yapanlar, artan milliyetçilik akımları yüzünden iç politik dengelerini bizi sıkıştırarak ayakta tutmaya çalışıyor.

İsrail dış politikada yaşadığımız bu sürecin baş aktörü olarak Evanjelist lobisi tarafından masada Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı cezalandırmanın hesaplarını yapıyor.

Biz Suriye’nin kuzeyinde önümüze çıkan teröristleri depeleyerek ve yerle bir ederek ilerlerken, masada bizleri ‘ezmeye, terbiye etmeye ve aklımı başına al’ diyenlerle psikolojik ve diplomatik bir harbin içerisindeyiz aslında.

Suriye’nin kuzeydoğusunda yapmaya çalıştığımız bir operasyon olsada, masada yaşadığımız ise bir savaştır aslında.

Nebi ve ecnebilerin savaşı bu.

Hilal ile hacın savaşı olduğu gibi.

Nebi bildiğimiz (Arap Birliği) ecnebilerin yaptıklarını da not ettik.

Ecnebi dediğimiz ama tabiri caizse Nebi gibi yanımızda olanları da (Macaristan, Venezuella,) gösterdi Allah bize.

Bize işgalci diyen Aslan görünümlü kedi Arap Birliği, Suriye’de ABD ve Rusya gibi ülkeler için bu güne kadar tek bir laf edemedi, işgalci diyemedi.
Edemez ve diyemezler de.

Bir çoğu ülkesinde Emir olarak bilinir.

Değiller.

Emir eri oldukları bu sayede görüldü ve ilan edildi. Halkları Türkiye’ye destek veren bu ülkelerin Emir erlerini tarih korkak, iki yüzlü ve omurgasızlar olarak kaydetti.

Allah görüyor ve biliyor her şeyi.

Sabır.

Peki bizim böyle bir durumda nasıl bir yol yürümemiz lazım?

Ne yapmamız lazım?

Taviz verirsek arkası kesilmez, istekler isterler.

Dik durmalı ve kararlılığımızı ne pahasına olursa olsun bırakmayıp geri adım atmamalıyız.

Hele hele ABD’nin terör örgütleri ile arabulucu görevi üstlenmesine ve masaya oturmamıza zorlamasına müsaade etmemeliyiz.

Rusya’nın Esad ile müzakere seçenekleri sunması, bölgenin terör ve terör örgütlerinden arındırılmadan yapılamayacağını anlamasını sağlamamız lazım.

İzmihlal bize yakışmaz ve uymaz bu saatten sonra.

Diyaloğ kurumlar arası zaten yapılıyor.

Ama tüm dünya bir araya geldi, Recep Tayyip Erdoğan’a ve Türkiye’ye geri adım attırdı ve bu sonucu kabul ettirdi havası estirilirse o zaman işte
Türkiye’nin talimatla iş yapan sıkıştırdık mı geri adım atan ülke olmasına yol açarız.

Elimiz halen güçlü aslında...

Masada varız.

Kendimize yeter savunma sanayi üretimlerimiz var.

Yaptırım uygulayacak ülkeler bizim bunu karşılıksız bırakmayacağımızın farkında.

Gerek ticari, gerek insani, gereksede mülteci meselesi üzerinden hamle yapacağımızın çok iyi farkındalar.

Nebiye kurban olsunlar, hak din İslamı sözüm ona savunan Arap Birliği ülkeleri ecnebiden kötü olmuşlar.

Biz istediğimizi alıp, diplomatik çıkarlarımız neyi gerektiriyorsa onu yapmalıyız.

Biz nebinin yolundan giden Muhammed’i ruhlarız. Ecnebilere karşı tekiz...

O yüzden diyoruz “İslamın son ordusudur bu Yarab...”

Sen galip et Allah’ım...

Allah yar ve yardımcımız olsun.

Kalın sağlıcakla...

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları