Mehmet Demir

Mehmet Demir

10 Kasım 2020 19:49:00

Gaziantep’in sahibi yok anladık da, muhalefeti de mi yok?

İki gün önce Gaziantep’in sağlık camiasındaki vahim tabloyu yazmıştım.

Arayan, soran, tebrik eden, kutlayanlar…

Yazımda, Gaziantep’in sahipsizliğine vurgu yapıp, iktidar partisinde etkili kentin söz sahiplerinin pasifliğini eleştirmiştim…

Eksik yazmışım…

Bir de bu kentin muhalefeti var ki, iktidar partisi kadar eleştirilecek isimler…

Kimler mi?

CHP’li Bayram Yılmazkaya, İrfan Kaplan…

MHP’li Sermet Atay, Muhittin Taşdoğan…

İyi Partili Hüseyin Filiz…

İçlerinden Sermet Atay’ı ayırıp çıkartalım… Allah var Gaziantep’in tüm milletvekilleri içinde, sesi çıkan, yanlışa yanlış diyen, Cumhur İttifakı içerisinde olmasına rağmen, muhalefet görevini yapan tek milletvekili… Sağlık camiasındaki keşmekeşlikle ilgili yaptıklarını da bizzat biliyorum…

Ya diğerleri…

Özellikle de, Bayram Yılmazkaya, İrfan Kaplan ve Muhittin Taşdoğan…

Üçü de sağlıkçı. İkisi doktor, biri eczacı…

Yani, Gaziantep’te sağlık camiasında yaşanan sıkıntıları, sorunları, çözümleri en iyi bilmesi gereken, belki de bilen isimler…

Peki neredeler?

Aradığınız kişilere şu an ulaşılamıyor…

Sağlık çetelerin, tarikatların kadrolaşma sevdasına ellerinde oyuncak olmuş, sistem çökmüş, birilerinin hesaplaştığı kurum haline gelmiş ama, Gaziantep’in sağlık camiasından gelme üç milletvekili, hem de muhalefette olmalarına rağmen sus-pus…

Neden susuyorlar, niçin susuyorlar, anlayan, bilen varsa anlatsın biz de bilelim…

Hep diyorum, Türkiye’nin çok ciddi bir muhalefet sorunu var diye…

Maalesef, muhalefetin tek derdi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan. Dertleri inanın Türkiye falan değil. Cumhurbaşkanı gitsin de nasıl giderse gitsin, o gitsin de ülkeye ne olursa olsun. Nasıl olsa bir hal çaresini buluruz düşüncesindeler…

Oysa doğru bir muhalefet ile iktidara yol gösterici olsalar, doğruya doğru, yanlışa yanlış deyip, ebed-i müddet devlet anlayışı ile hareket etseler, belki de bugün bambaşka şeyler konuşurduk.

Ülke genelinde muhalefet bu durumda ya, yani yerlerde sürünüyor. Gaziantep’te çok daha ötesi var inanın…CHP’nin bir kaç meclis üyesi de olmasa, muhalefet kelimesini lügattan silme noktasına geldik.

Daha dün CHP Gaziantep örgütü hakkında alınan karar bunun en somut örneği değil mi Allah aşkına…

3 defa seçimle gelmiş bir başkanı, 20 ay içerisinde 2 kez görevden almak nedir? Hem de evinde korona tedavisi görürken.

Morale, desteğe ihtiyacı olan bir başkana, “Seni görevden aldık” yazısını tebliğ etmek, hangi yoldaşlığa, arkadaşlığa, parti geleneğine sığar?

Geçtim hepsini, hangi insanlığa sığar?

Partinin ağır topları Gürsel Tekin, Barış Yarkadaş gibi isimler başta olmak üzere, bir çok kişi bu karara çok sert tepki gösteriyorlarsa, varın gerisini siz düşünün…

Merak ediyorum, CHP Gaziantep örgütü baştan sona görevden alınırken, mevcut iki milletvekilinin pozisyonları neydi acaba?

Eğer alınan karara destek oldularsa, durum vahim. Korona tedavisi gören yol arkadaşlarına bunu nasıl yaptılar?

Eğer haberleri yoksa, durum çok daha vahim… O zaman Gaziantep’te vah CHP’nin haline…

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları