SAĞLIK KÖŞESİ

SAĞLIK KÖŞESİ

14 Ocak 2020 00:27:00

EKLEM, KAS VE TENDON RAHATSIZLIKLARI VE GÜNCEL TEDAVİLER

Opr. Dr. Faruk Aykanat

SANKO Üniversitesi Hastanesi

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

Son yıllarda hızlı yaşam temposu ve artan sportif faaliyetler nedeniyle eklem, kas ve tendonlarda yaralanmalar meydana gelmektedir. Genç yaşta yeterince hazırlık yapılmadan spora başlanması, spor yaparken aşırı zorlanma ve temasları sakatlıklara yol açabilir.

İleri yaşlarda ise merdiven inip çıkma, oturup kalkma ve yürüme sırasında özellikle yük binen eklemlerde basınç artışına bağlı olarak zamanla tahribatlara yol açabilmektedir. Yaş ilerledikçe kireçlenme ile birlikte eklem kayganlığının azalması, kıkırdak yapımının azalması, kemik yapıdaki bozulmalar da diz eklemlerinde ağrı ve harekette kısıtlanmaya yol açmaktadır.

Eklem ağrılarının bir kısmı çeşitli istirahat, ağrı kesiciler ve fizik tedavi uygulamaları ile geçerken, inatçı ağrılar uzun dönemde hareketlerde yavaşlama, fonksiyon ve iş gücü kaybına neden olur. Kilo artışıyla birlikte başta diz olmak üzere yük binen eklemlerde hasar artmakta, bağ ve kıkırdak dokunun bozulmasıyla ağrıda ciddi oranda artış gelişebilmektedir. Bu durumda cerrahi işlemlerin uygulanması gerekebilmektedir. 

SIK GÖRÜLEN KAS, TENDON VE BAĞ PROBLEMLERİ

- Tendinit ve Bursitler: Kas ve kemik çevresindeki yumuşak doku iltihabı veya dejenerasyonu olarak tanımlanabilen tendinit ve bursitler sıklıkla omuz, dirsek, el bileği, diz kapağı ve ayak bileğinde görülebilmektedir.

- Kas ve Tendon Yırtık veya Kopmaları: Kas ezilmesi, kas liflerinde yırtılmalar ve tendonlarda kopmalar omuz, kasık, baldır, ayak bileği gibi birçok kas ve eklemde karşımıza çıkabilmektedir.

- Bağ ve Ligaman Yaralanmaları: Eklemlerde burkulma ve dönmeler sonucunda en sık ayak bileği bağ yaralanmaları, diz ön, arka ve iç/dış bağ yaralanmaları görülmektedir.

- Kıkırdak Yaralanmaları: Özellikle temas sporları sonucu diz ve ayak bileği gibi yük taşıyan eklemlerde ortaya çıkmaktadır. 

TENDİNİTLERİN NEDENLERİ VE BELİRTİLERİ

Eklem ve bağlarda gelişebilecek tendinit denilen iltihabi durumlar 40 yaş üstündeki bireylerde ani bir yaralanma ile ortaya çıkarken ileri yaşlarda tekrar eden aşırı zorlanmalar sonucu karşımıza çıkabilir. 

İleri yaşta akut bir yaralanma olmadan ortaya çıkabilmesinin nedeni yaşlandıkça tendonların baskıya dayanma gücü ve esnekliğindeki azalmadır.

Uzun süreli klavye başında yazı yazmak, saatlerce tavan boyamak, makas, pense gibi el aletleri kullanmak, uzun süre araç sürmek, tenis oynarken tek el oynamak tenisçi dirseğine, uygun olmayan koşu ayakkabısı giymek veya spor öncesinde ısınma hareketleri yapmamak eklem ve bağ yapısında bozukluklara yol açabilir. 

Belirtilerin en başında eklemlerin hareketlerinin aşırı ağrılı olması ve ısınmaya rağmen ağrımaya devam etmesidir. Çoğu kas rahatsızlığında egzersizde ağrı hissedilmezken tendon iltihabında egzersiz boyunca ağrı, acı ve yanma hissedilmektedir. 

Böbrek, kan hastalıkları ve romatizmal hastalıklarda bursit gelişebilir. Diyabette de bursit daha fazla görülmekte, yaşla birlikte görülme oranı artmaktadır. Nadiren bazı antibiyotikler ve kolesterol düşürücü ilaçlar tendonda iltihap veya kopmaya neden olabilmektedir.

Tendinit tedavisi altta yatan nedene göre yapılmaktadır. Aşırı kullanma ve zorlama sebebiyle gelişen tendinitlerde eklemin ergonomik pozisyonda çalıştırılması veya tutulan eklemin destekle istirahate alınması gerekebilir.

Hafif durumlarda ağrı kesici, fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamaları gibi yöntemlerle tedavi edilebilirken inatçı ağrılar uzun dönemde hastada fonksiyon kaybı, yürümede güçlük ve hareketsizliğe yol açmaktadır. 

TEDAVİ YÖNTEMLERİ

- İstirahat: Etkilenen eklem dinlendirilmelidir. Kalça, bacak veya ayakta problem varsa kısa bir süre için yük binmesi engellenmelidir.

- Buz: Buz iltihap ve ağrıyı azaltmada yardımcıdır. Günde iki kez 10-15 dakika boyunca ağrılı bölgeye uygulanabilir.

- İlaç: Ağrı devam ederse antienflamatuar ilaçlar hap ya da krem şeklinde uygulanabilir. Enfeksiyon varsa uygun antibiyotik kullanımı ve iğne ile boşaltılması gerekir. Bazı tendon iltihaplanmalarında kortizon enjeksiyonu ile kısa süreli yarar sağlanabilir.

- Destekler: Ekleme binen basıncı azaltmak için koltuk desteği, eklem splintleri ve bandajlar kullanılabilir.

- Fizik Tedavi: Eklem hareketinin uzun süre kısıtlandığı, standart tedaviye rağmen iyileşmeyen eklem problemlerinde güçlendirme ve germe egzersizleri verilebilir.

- Cerrahi: Tendon veya bursada enfeksiyon veya yapışıklıklar birkaç ay sonra devam ediyorsa cerrahi girişim gerekebilir.

TENDON VE BAĞ YARALANMALARINDA PRP VE REJENERATİF TIP (YENİLEYİCİ TIP)

İlaç, fizik tedavi uygulamaları ve egzersizden fayda görmeyen hastalarda uygulanabilen Platelet Rich Plasma – Trombositten Zengin Plazma (PRP) Tedavisi, günümüzde birçok hastalıkta kullanılan yeni bir tedavi yöntemidir.

 PRP NASIL ELDE EDİLİR?

Damardan yaklaşık 50 cc kadar kanın özel olarak hazırlanmış pıhtılaşma önleyici ilaç içeren tüplere alınır. Alınan kan tüp ile özel cihazlarda 15 dk. santrifüj edildikten sonra tüp üzerinde trombositten zengin sarı renkli plazma sıvısı kalır. Özel bir enjektöre alınıp bekletilmeden uygun teknikle istenilen bölgeye uygulanır. Piyasada etkin olmayan kitler bulunabilmektedir. Uygun olmayan tüplerle yapılan PRP işlemi sonuç sağlamayacağı gibi enfeksiyonlara da yol açabilir. İşlemin steril olarak uygulanması da son derece önemlidir.

PRP ETKİ MEKANİZMASI VE İÇİNDEKİ HÜCRELER

PRP yüksek konsantrasyonda trombosit içerir. Trombositler dokunun onarımı ve iyileşmesine katkıda bulunan yüksek miktarda büyüme faktörü içermektedir. PRP kullanılmasındaki amacımız vücudun doku onarıcı mekanizmalarını tetiklemektir. Trombositler aktive olunca çok güçlü büyüme faktörleri ve doku iyileşmesinde görevli proteinlerin konsantrasyonlarını arttırırlar.

PRP kök hücre olmayıp uyku halindeki kök hücrelerini uyandırmaktadır. Uygun bölgeye verildiğinde hasarlı dokulardaki tamiri arttırmaktadır. PRP erken dejenerasyonu olan ve osteoartrit gelişen dizlerde uygulandığında 6 ve 12 aylık takiplerde anlamlı iyileşmeler gözlenebilmektedir.

PRP NASIL UYGULANIR?

Trombositler enjektör yardımıyla eklem içine uygulanır. Uygulandıktan sonra 10 dakika içinde büyüme faktörlerinin yüzde 70’i, 1 saat içinde yüzde 95’i ortama salınmaktadır. PRP’nin etkisi onuncu dakikadan sonra belirgin olarak azalacağından hazırlandıktan sonra birkaç dakika içinde kullanılır.

PRP enjeksiyonu yapılmadan önce hastaların ilaç tedavisinin gözden geçirilerek ağrı kesiciler en az 2 gün önce kesilmelidir. En az 2 hafta boyunca da kullanılmamalıdır. Ağrı olursa parasetamol türevi ağrı kesiciler kullanılabilir. Uygulamadan önceki gün hasta en az 2 litre su içmelidir. İstirahat iyileşmenin önemli bir parçası olduğundan PRP uygulaması sonrası zorlayıcı egzersiz ve spor önerilmemektedir.

PRP NE KADAR SÜRE UYGULANIR?

PRP uygulama süresi uygulanacak bölge ve hastalığın çeşidine göre farklılık gösterir. İşlem 2 ya da 3 hafta aralıklarla ortalama 3 seans uygulanabilir ve bazı bölgelere tek dozun yeterli olabilmektedir.

PRP BAŞKA KİŞİLERE UYGULANABİLİR Mİ?

PRP yalnızca kişinin kendisine uygulanabilir. Bu da bulaşıcı hastalıkların taşınma riskini de ortadan kaldırılmış olur.  

PRP’NİN UYGULAMALARDAKİ GÜVENİLİRLİĞİ

PRP kişinin kendisinden alındığı için alerji ve hastalık riski taşımaz. Etkisi sadece uygulandığı bölge ile sınırlıdır. Böbrek, karaciğer ve midede yan etkilere yol açmaz. Kortizon içermez. Uygulama sonrasında hastanın 24-48 saat süre içerisinde inflamatuar cevaba bağlı bir rahatsızlığı olursa, PRP uygulanan bölgeye buz tedavisi ya da uygulanan bölgenin yüksekte tutulması, istirahate alınması sağlanabilir.

PRP doping olmadığından dünya anti-doping ajansı tarafından yasaklı madde ve uygulama kapsamında değildir. Bu nedenle sporculardaki kas iskelet sistemi problemlerinde rahatlıkla uygulanabilir.

PRP HANGİ ORTOPEDİK HASTALIKLARA ETKİLİDİR?

Tendon ve bağ hastalıklarında;

  • Omuz rotator manşet tendinit ve parsiyel yırtıklarında
  • Tenisçi ve golfçü dirseği tendinitleri
  • Patellar tendinitler
  • Aşil tendon tendiniti
  • Ayak tabanı plantar fasciitis
  • Kronik topuk dikeni 

- Kas Yaralanmalarında: PRP spor yaparken karşılaşılan kas zorlanmaları, yırtıklar ve kas içi ödem tedavisinde iyileştirmede ve spora dönüşü hızlandırmada etkindir.  

- Diz ve Ayak Bileği Bağ Yaralanmalarında: Genç hastalarda dizde iç/dış ve çapraz bağ yaralanmaları, menüsküslerin dejeneratif yaralanmaların tedavisinde etkili olan PRP ayak bileği çevresi derin ve yüzeyel bağların erken evre yırtık ve zorlanmalarında da yine etkin bir tedavi yöntemidir.

- Kıkırdak Yaralanmalarında: Genç yaşta özellikle dizlerde görülen kıkırdak yaralanmaları ve aşınmalarında iyileşmeyi hızlandırmak ve olası erken kıkırdak hasarı sonucu kireçlenmeyi önlemek amacıyla uygulanır.

- Diz Kireçlenmelerinde: Dizde osteoartrit erken evrelerinde ağrıları azaltmakta ve birkaç haftada iyileşme başlamaktadır. İyileşme süreci 3-12 ay devam eder. PRP uygulamalarında ağrı yavaş yavaş azalarak aylar içinde geçer. Ağrıyı azaltmak için kortizon yapılmakla beraber tekrarlanan kortizon enjeksiyonlarının kemik ve yumuşak doku yoğunluğunu azalttığı unutulmamalıdır. PRP yaş ortalaması yükselen bir toplum olarak önemli sağlık sorunu haline gelen diz kireçlenmelerinin tedavisinde mevcut yöntemlere iyi bir alternatiftir. PRP tedavisi halk arasında kemik ölmesi olarak bilinen femur başı avasküler nekrozunda, kırık kemiğin kaynamamasında da sık olarak kullanılmaktadır.

HANGİ DURUMLARDA PRP UYGULANMAZ?

- Hamile ve emziren kadınlarda

- Tam kandaki trombosit değeri belli bir değerin altında olanlarda

- Kanser hastalarında

- PRP uygulanacak bölgede aktif enfeksiyon varlığında

- Trombosit fonksiyon bozukluğu ve vücutta aktif enfeksiyon varlığında. 

GÖBEK YA DA KASIK YAĞI KAYNAKLI KÖK HÜCRELER / KEMİK İLİĞİ KAYNAKLI KÖK HÜCRELER

Ameliyathane şartlarında lokal veya genel anestezi altında alınan yağ dokularının içinde yoğun olarak kök hücre bulunur. Özel işlemler, enzimler ve filtrelerden geçirilerek içerindeki kök hücreler bir araya toplanarak hasarlı bölgeye enjekte edilmektedir. Leğen ve bacak kemiklerinden özel enjektörlerle alınan kök hücreler de bazı işlemlerden geçirilerek kullanıma hazır hale getirilmektedir. 

DİZDE KİREÇLENME  (OSTEOARTRİT)  VE ENJEKSİYON TEDAVİLERİ

Eklem dejenerasyonu sonrası ortaya çıkan kireçlenme doğal yaşlanma sürecinin, eklemi aşırı kullanmanın ya da travmanın sonucu olarak eklem kıkırdağının yıpranması ve aşınması sonucu meydana gelir.

Orta ve ileri yaşı daha çok etkiler. Risk faktörleri arasında sportif yaralanmalar, mesleki travmalar, obezite ve genetik yatkınlık bulunmaktadır. Kıkırdak damarsız bir doku olduğundan dokuda iyileşme ve eski halini alma yeteneği azdır. Kıkırdak bir kere hasarlanırsa meydana gelen bozulmanın geri dönüşü olmaz ve tamir edilemez.

Hasarlanan kıkırdak yüzeyi eskisi gibi kemik dokunun üzerini örtüp eklem hareketi sırasında kayganlığı sağlayamaz. Örtünemeyen kemik yüzeyler birbiri üzerine sürtünerek aşınma başlar. Aşınmaların ileri evrelerinde kemik yüzeyler sürtünmenin sonucu artık düzensiz, yıpranmış ve eski kayganlığını kaybetmiştir. Aşınmanın sonucunda kıkırdağın altındaki kemik yüzey açığa çıkar ve hareketlerde kemiklerin sürtünmesine bağlı eklemde aşırı ağrı ortaya çıkar.

Kireçlenmenin erken evrelerinde cerrahi dışı tedavilerle ağrı azalabilir. Öncelikle hayat tarzını düzenleme, ağrısını arttıracak zorlayıcı hareketlerden kaçınma, kilo kontrolü, ilaç kullanımı ve fizik tedavi hareket kabiliyetini ve kas gücünü arttırarak ağrıların daha da artmasını önler. 

HYALURONİK ASİT ENJEKSİYONU

Hyaluronik asit eklem sıvısında doğal olarak bulunan bir maddedir.  Bu ajan, kemiklerin birbiri üzerinden hareket etmesini sağlayan kayganlaştırıcı bir madde olarak görev yapar. Ekleme gelen yükler için de şok absorbe etme etkisi de bulunmaktadır. Hyaluronik asit enjeksiyonu ile kireçlenme oluşmuş eklem hareketinde kolaylaşma ve ağrıda azalma meydana gelmektedir.

Enjeksiyonların ticari çeşidi ve enjektördeki hacmine göre uygulama sıklığı değişebilmektedir. Altı aylık ve yıllık dozlar üretilmiş olup hastaların şikayetine göre en az yılda bir kez enjeksiyon uygulamasıyla kireçlenmenin meydana getirdiği sürtünme ve buna bağlı ağrıları azaltılabilir. Enjeksiyon sonrası eklemde kısa süreli ısı artışı, şişlik ve ağrı oluşabilir. Parasetamol gibi ağrı kesicilerle bu şikayetler gerilemektedir.

KORTİZON ENJEKSİYONU

Eklem içi kortizon enjeksiyonunun ağrılı eklemlerin lokal tedavisinde yaygın olarak uygulanan bir tedavi yöntemidir. Kortizonu eklem içine uygulamak, vücutta sistemik yan etkilere yol açmadan eklem içinde yüksek seviyede etki oluşturma konusunda avantajı bulunmaktadır.   

ŞOK DALGA TEDAVİSİ (ESWT)

Extracorporeal Shock Wave Therapy-ESWT vücut dışından şok dalga tedavisi uygulanmasıdır.

ESWT SÜRESİ VE SIKLIĞI NE OLMALIDIR?

Uygulanan şok sayısı, frekans ve enerji seviyesine göre seans süreleri farklılık gösterir. Ortalama bir seans 6–8 dakika arasında sürerken, yaralanmanın şiddetine göre 5 gün arayla toplam 3 ile 5 seans arasında uygulanır. İlk seanstan sonraki 1 haftalık sürede ağrılarda azalma görülmektedir.

HANGİ HASTALIKLAR ESWT İLE TEDAVİ EDİLEBİLİR?

Şok dalga tedavisi ile aşağıdaki sağlık problemleri de dahil birçok kas, tendon ve bağ problemlerinin tedavisi yapılabilir. 

- Kalsifiye Omuz Ağrısı: Kalsifik tendinit omuz eklemindeki tendonlarda kalsiyum birikintilerinin oluşturdukları enflamasyonun neden olduğu omuz ağrısıdır.

- Tenisçi ve Golfçü Dirseği: Dirsek dış ya da iç yanında aşırı kullanıma bağlı ortaya çıkan ağrıdır.

- Topuk Dikeni: Ayak tabanındaki zarın topuğa yapıştığı bölgenin iyileşememesi sonucunda ağrı ve bölgesel bir batma hissiyle ortaya çıkan topuk dikeni genellikle orta ve ileri yaş aralığında görülmektedir.

Topuk dikeni kemiksel bir problem değildir. Ayak tabanında bulunan özel bağ dokusu ayağımız gereğinden fazla zorlandığı takdirde zedelenerek yırtıklar meydana gelir. Zedelenmeden dolayı oluşan doku iltihabı ve sertleşmeler topuktan çıkan kemiksi bir görünüm şeklinde görülür. Aşırı kilolu olanlarda, uzun süre ayakta kalanlarda aşırı zorlanmaya bağlı olarak oluşan doku iltihabı ve sertleşmesi kemiksi bir yapı oluşturur. Eklem üzerine bastıkça ağrı hissedilmektedir.

YAN ETKİLERİ VAR MIDIR?

Uygulama bölgesinde artan kan akımına bağlı olarak görülebilen kızarıklık normal kabul edilir. Tedavi sırasında oluşan ve kısa sürede geçen hafif ağrı, kızarıklık ve şişlik dışında ciddi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Hastalar seanslardan sonra günlük işlerine devam edebilmektedir. 

HANGİ DURUMLARDA UYGULANMAMALI?

Bu tedavi yöntemi boyun, baş ve sinirlere yakın bölgelere uygulanmaz. Hamilelikte, gelişme çağını tamamlamamış çocuklarda, kanın pıhtılaşmasını engelleyen ilaç kullanan hastalarda, kalp pili bulunanlarda da kullanılmamaktadır.

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları