Sinem Kırıcı

Sinem Kırıcı

16 Eylül 2021 09:29:00

Edebiyat Ustası

Denizatının kulağına konan kelebek bulutlara koşarken, terliği ayağından çıktı, hızla geçen arabalar korna çalıyor, sonbaharda ağaçların dökülen yapraklarından Ayşe teyze askerdeki oğluna dolma sarıyor, şırıltıyla akan deredeki balinalar denizin dibindeki demirden evlerden gelen müzikle dans ediyorlar, baba ders çalışmayan oğlunu azarlıyordu. Bulutlara kurulmuş bir masadaki üç kişi okeye dördüncü bekliyor, davul zurna Mozart’tan 117 nci senfoniyi çalarken ocağın başındaki kadın fırında

ekmek pişiriyor metronun gecikmesine sinirleniyordu.

Edebiyattan anlamayan:

“Ne şimdi bu? Ne anlatıyorsun? Ne demek istedin?”

Edebiyat Ustası acı açı güldü:

“Sizler böylesiniz edebiyatı anlamaz, bilmez bir de tenkit etmeye kalkarsınız. Peki, daha açık yazayım.

Belki bunu anlarsın.”

Rumeli işkembecisinde kelle paçasını içen çobanın koyunları siyah asfaltta otluyorken, borsada kazandığına seviniyor yoldan geçenden aldığı bir sigarayı Zibbo çakmağıyla yakarken Sarar marka elbisesini ütülemediğini hatırladı.

Edebiyat Ustası:

“Hadi senin anlayacağın biçimde açık açık yazdım işte. Hadi bunu da anlamadım de!”

Edebiyattan anlamayan:

“Bunu anladım da çobanın ayakkabısı nasıldı?”

Edebiyat Ustası:

“Offf… Anlamayana Edebiyatı anlatmak çok zor. Onu da okuyucu hayal edecek işte. Ya Nayk tır ya da Adidas. Her şey yazılmaz bazı şeyler okuyucuya bırakılır. Peki, sana Nazım Hikmet’e, Necip Fazıl’a, Orhan Veli’ye taş çıkartacak bir de şiirimi okuyayım mı?

KERPETEN

Oyy… Oyy…Oyy…

Salataya koydum baklava

Elinde ne var saklama.

Mehtap yıldızlar ay

Vay yavrum vayy…

Bir vurdum Saksağana ağladı.

Anası gelip gözlerimi dağladı.

 

Edebiyat Ustası:

“Nasıl ama? Hopp… Sana söylüyorum.”

Edebiyattan anlamayanın dili tutulmuştu. Hiçbir şey söylemeden Edebiyat Ustasının yanından ayrıldı

Kendi evi zannettiği başka bir evin zilini çaldı.

Edebiyat Ustası:

“ Eline her kalem alan kendini yazar sanıyor. Edebiyattan anlamıyorlar. Gerçek edebiyatı görünce nasılda aklı başından gitti. Çok sürmez beni bütün Dünya tanıyacak. Gidip bir an evvel eserimi yayınlayayım.

Mutluydu,

Gururluydu.

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları