Mehmet Demir

Mehmet Demir

20 Aralık 2020 20:48:00

Biz ne zaman bu kadar vicdansız olduk...

 Sanko Ünivesitesi Hastanesi'nde talihsiz bir an yaşandı. Talihsiz bir an diyorum, çünkü kaza geliyorum demez, demiyor, geliyor...

Oksijen cihazındaki kıvılcım ve beraberinde çıkan yangın, koronadan dolayı yoğun bakımda yatan 11 hastanın ölümüne neden oldu.

Kabullenmek çok zor olsa da, bu kentin kaderinde bunu yaşamakta varmış, yaşadık...

Ölenlere rahmet, yakınlarına sabır, Gaziantep'e de başsağlığı diliyorum.

Olayın gerçekleşmesinin hemen ardından, Sağlık Bakanlığı olsun, Cumhuriyet Başsavcılığı olsun adli ve idari soruşturmayı başlattı. Sanko Holding ve Sanko Üniversitesi Hastanesi, ayrı ayrı yaptıkları açıklamayla adli ve idari soruşturmalara tüm desteğin verildiğini anında açıkladı.

Olayda ihmal var mı yok mu, yorum yapmak yerine soruşturma sonuçlarını beklemek gerek.  Bu tür hassas konularda ahkam kesmek yerine, ilgili kurumların gereğini yapmasını, soruşturmalarının sonuçlanmasını beklemek en doğrusu..

Kaldı ki, Konukoğlu ailesinin mesele sağlık, mesele insan, mesele hayat olunca ne kadar hassas olduklarını bırakın bu kenti, bu ülkede bilmeyen yok...

 

                                XXX

 

Yangının ardından, içimiz yanarken, yaşananların şokunu atlatmaya çalışırken, sosyal medyada gördüğüm bir paylaşım, patlama kadar iç acıtıcı ve vahimdi...

Mehmet Yıldırım, yangının ardından NCR Hastanesi'ne sevkedilen ve durumu acil olan babasından hastaneye yatış için 3000 TL istendiğini sosyal medya hesabından paylaştı.

Yazdıklarını görünce şok oldum...

Hemen paylaşımı yapan Mehmet Yıldırım ile DM'den yazışıp telefon numarasını istedim...

Sağolsun, numarasını verdi, ben de aradım.

Geçmiş olsun dedikten sonra olayın doğruluğunu sordum.

"Kazadan sonra, Sanko Hastanesi'nden babam NCR Hastanesi'ne sevk edilirken, refakatçi olarak telefonu yazan kardeşimi arayıp, bilgi vermişler. Kardeşim hemen NCR'ye geçmiş. Yatış için 1000 TL, tetkikler için de 2000 TL para istediler. Kardeşimin üzerinde yokmuş. Beni aradı, yasaktan dolayı ben de evden çıkamadım. Ne yapacağımızı şaşırdık. Bir şekilde halledildi, daha sonra yatışını yapmışlar. Paylaşımımın ardından, Sağlık Müdür Yardımcısı ve Valilik Özel Kalem Müdürü Aslan Bey aradı, anında olaya müdahale ettiler, sorun giderildi" dedi.

Ben de bunu hemen haberleştirdim. Haberlerin ardından, duyduğumuz, alınan paranın aileye tekrar iade edildiği. Ancak, buna rağmen Sağlık Müdürlüğü, hastane ile ilgili soruşturmayı başlattı.

Yangında ölen 11 kişiyle birlikte içimiz yandı, kahrolduk.

Dedim ya, kaza bu, yapacak, söyleyecek bir şey yok..

İhmali olan varsa, elbette cezasını çeker...

Peki bu fırsatçılığa ne diyeceğiz?

Düşünebiliyor musunuz?

Ölümden dönen korona hastasından, hem de durumu acil iken, sevk edildiği hastanede yatışı için para isteniyor.

Sözün bittiği yerdeyiz.

Soruyorum herkese...

Biz ne ara bu kadar vicdansız olduk...

Biz ne ara bu kadar fırsatçı olduk...

                                                XXX

Elazığ depremi ile başlayan, çığ faciası ile devam eden, korona ile bizleri esir alan, İzmir depremi ile sarsan 2020 yılının, umarım son yaşattıkları Gaziantep'teki hastane yangınıdır.

Şunun şurasında yılın bitmesine 10 gün kaldı.

Bit artık 2020, bi git...

Seni sevmedik, sevemedik...

Hiç de iyi hatırlanmayacaksın...

Ve en önemlisi hiç unutulmayacak, hep KARA YIL olarak anılacaksın...

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları