Eray İspir

Eray İspir

31 Aralık 2020 17:12:00

Bahçe mi, hücre mi?

 Bazen, kaynağını net olarak bilmediğim bir karamsarlık hâli ile baş başa kalıyorum... Gündelik koşuşturmalar bitip kabuğa çekilince, gökyüzünün karanlığına dalıyor gözlerim...
Boş bakıyorum.
Kafamın içinde sayısını bilmediğim kadar fazla odaya sahip birşato var...
Ve ben, hemen her gece o şatonun içinde kayboluyorum.
Bir an geliyor, duvarındaki çatlağa aşina olduğum bir koridorda buluyorum kendimi...
Bu da bana başladığım yere dönmemi sağlayacak bir içgüdü enjekte ediyor.
Daha fazla ilerlemeden ve bir kez daha kaybolmadan geri dönüyorum.
Girdiğim kapıdan dönüp dışarı çıkıyorum...
Kabuğuma çekilip yeniden düşünmeye başlıyorum.
Ben kimim?
Neden buradayım?
Nereye gidiyorum?
Nerede duracağım, ya da hiç durmayacak mıyım?
Ne kazandım, ne kaybettim?
Ne kadar sevdim, hiç mi sevilmedim?
Düşlemeli miyim, kabullenmeli miyim?
Bu bendeki; zihin yangını mı, can kırığı mı?
Adil mi, haksız mı?
Burası neresi?
Bahçe mi, hücre mi?
Kafamın içinde hiç durmayacakmış gibi soru soran bir sürü yargıç... Ortalarında ben... Her gece aynı terane!
Bakma sen bana...
İyi değilimdir belki de.

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları