Anıl Özmutlu

Anıl Özmutlu

16 Temmuz 2020 00:05:00

AYASOFYA

Aya = “kutsal, azize”.

Sophos = “ bilgelik” .

Aya + sophos = “kutsal bilge”

Bizans imparatoru 1. Justinianus tarafından 532-537 yılları arasında yaptırılmış.

Dünyanın en eski katedrali.

Döneminin en geniş kubbesine sahip.

Aslında şu andaki gördüğümüz üçüncü Ayasofya. İlk ikisi isyanlar sırasında yıkılmış.

1453 yılında İstanbul ‘un Osmanlılar tarafından fethedilmesinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından camiye dönüştürülmüş. Hemen ilk minaresi yapılmış. İnsan resmi içeren figürlerin ince bir sıvayla üzeri kapatılmış ve korunmuştur.

İkinci minaresi II. Bayezid, diğer iki minaresi ise II. Selim tarafından yaptırılmış.

  1. Selim döneminde Osmanlı başmimarı Mimar Sinan tarafından dış istinat yapılarıyla son derece sağlamlaştırılmış ve günümüze kadar gelmiş.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra 10 yıl daha cami olarak hizmet vermiş. 1930 yılında restorasyon nedeni ile ibadete kapatılmış. Beş yıl boyunca  yapılan restorasyon çalışmaları sonrasında 1935 yılında müze olarak hizmete girmiş. Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatı ile sıvalar sökülmüş ve insan figürleri, mozaikler yeniden açığa çıkarılmış.

UNESCO dünya mirasları arasında yer alıyor.

2005 ve 2016 yıllarında cami olması için girişimde bulunuldu ancak sonuçsuz kaldı.

Geçen hafta Danıştay 10. Dairesi 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti ve  2729 numaralı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile yeniden cami statüsüne alınarak Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredildi.

*

Ayasofya’nın yeniden cami olması ile deyim yerinde ise yer yerinden oynadı.

Herkes Ayasofya’nın fotoğraflarını paylaştı. Yaklaşık 100 yıllık esaretin bittiğini söyledi.

Atatürk düşmanı bir kesim bunu fırsat bilerek ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’e hiç utanmadan dil uzattılar, hakaretler yağdırdılar.

Artık her şeyin çok farklı olacağı yazıldı, hala da yazılmaya devam ediyor.

*

Türkiye’de 89 bin 684 cami var. Bunların 3269 tanesi İstanbul’da.

Türkiye nüfusu 83 milyon 154 bin. İstanbul’un nüfusu 15 bin 519.  Yani Türkiye’de her 927 kişiye bir cami düşüyor.

Türkiye’de erkek nüfusu 41 milyon 139 bin. Erkeklerin düzenli olarak camiye gidip ibadet ettikleri düşünülürse cami başına 485 erkek cemaat düşüyor.

Dikkat edin bu sayılara mescitler dahil değil. Nüfusun içine gayrimüslim vatandaşlarımız da dahil.

*

Biraz eski ama MAK anket şirketinin dini değerler üzerine 2014 yılında yaptığı ankette “Camiye veya mescide hangi sıklıkla gidiyorsunuz?” sorusunun cevapları ilginç sonuçlar veriyor.

Yüzde 12’si “Bayramdan bayrama”…

Yüzde 32’si “bayram ve Cuma namazları için”…

Yüzde 13 “zaman zaman vakit namazları için de gidiyorum”…

Yüzde 32’si “hiç gitmiyorum” diye cevap vermiş.

*

Bu sonuçlara bakıldığı zaman Türkiye’de yeni bir caminin daha açılması ya da açılmamasının herhangi bir gerekliliği yok.

Ayasofya’nın tarihi öneminden, manevi değerinden dolayı cami olmasını istemeyen yok zaten.

O zaman Ayasofya’nın cami olmasının hiç kimseye bir zararı yokken, hatta iktidar ve muhalefet tüm partiler bunu desteklerken. Hatta çeşitli zamanlarda bu konudaki görüşleri ve talepleri ortadayken.

Nedir bu kin?

Nedir bu nefret?

Nedir bu Atatürk düşmanlığı?

Nedir bu ayrımcılık?

*

Boşuna uğraşıyoruz…

Boşuna çabalıyoruz…

Boşuna umut ediyoruz…

Boşuna konuşuyor, boşuna yazıyoruz…

*

Bizden asla bir olmaz.

Bizden asla birlik olmaz.

********************************************************************************

Aklınızda bulunsun:  Kaliteli yalnızlık, sahte kalabalıktan daha iyidir.

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları