SAĞLIK KÖŞESİ

SAĞLIK KÖŞESİ

27 Ekim 2020 00:31:00

  Kapalı omuz ameliyatları

 

Dr. Öğr. Üyesi Gökhan Bülent SEVER

SANKO Üniversitesi Hastanesi

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi

Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Öğr. Üyesi

Çok geniş bir uygulama alanına sahip olan ve tekrarlayan omuz çıkıkları, kireçlenmeler, yırtılmalar, eklem içi kıkırdak kopmaları ya da zedelenmeleri gibi durumlarda kullanılan kapalı omuz ameliyatları hasta için çok konforlu, komplikasyon riski düşük bir cerrahi yöntemdir.

Omuz eklemi diz ve kalça ekleminden sonra vücudun en büyük üçüncü eklemidir ve bu eklem aynı zamanda vücutta en fazla kullanılan, en fazla işlev gören, en hareketli eklemdir.

Yaralanmaya açık bir eklemdir

Omuz ekleminin diğer iki büyük eklemden farkı stabilitesinin daha çok çevre kaslar ve bağlar yardımıyla oluşmasıdır, diğer eklemlerde bunu daha çok anatomik kemik ve kapsül yapısı sağlar.

 Omuzda ise bu denge anatomik yapıdan ziyade çevredeki kas ve tendon yapıları aracılığıyla sağlanır. Çünkü omuzun kemik yapısını oluşturan omuz başı topuzu ile karşısındaki yuva arasında çok ciddi bir uyum yoktur. Yuva küçük iken, baş çok büyük gelir. Bu uyumu önler. Yine kapsül içi negatif basınç düşüktür. Yani omuzun stabilitesine çok fazla etkisi yoktur. Bunun dezavantajı, yaralanmaya çok daha açık bir eklem haline gelmesidir.

 

Hareketli olduğu için yaralanmalara açıktır

Omuz anatomik olarak kemik, kas ve tendon (Kasları kemiklere bağlayan bağ) yapısından oluşur. Kemik yapısının, yuva küçük, baş büyük olduğu için, çok uyumlu olduğu söylenemez. Tam bir top – soket görüntüsü vardır. Top büyüktür ancak soket bunun ancak üçte birini kaplayabilir. Kıkırdak doku (Labnum) yardımı ile bu kaplanma artar. Ancak yeterli değildir. Bunun etrafında kapsül, kapsülün etrafında tendonlar vardır. Bu tendonlar omuzun içe ve dışa hareket etmesini sağlar. Bunların omuzun stabilitesinde çok büyük önemi vardır. Tendonların 3 tanesi omuzu dışa, bir tanesi içe döndürmek için vardır. Kaslar ise omuzun stabilitesinde görev gördükleri gibi, dışarıdan da belirgin olmasını sağlarlar.

 

Omuz eklemi çok fazla kullanılır ve çok hareketli olan yapısı nedeniyle yaralanmalara maruz kalan bir eklemdir. Yaralanmalar ise doğal olarak bu dengeyi sağlayan anatomik yapılarda meydana gelir.

 

Omuz yaralanması en fazla kimlerde görülür?

Omuz yaralanmaları, omuzu günlük hayatında kullananlardan çok basketbol, voleybol, hentbol gibi fırlatma sporuyla uğraşanlarda daha sık görülür. Tekrarlayan yüklenmeler oluştuğu için omuzda yaralanmalarla da daha sık karşılaşılır.

 

Omuz yaralanmalarının sıklıkla görüldüğü diğer meslek grupları: Ellerini daha fazla kullanan meslek gruplarında, beton kırma makinesi, darbeli matkap kullananlarda, boyacılık yapanlarda omuzla ilgili rahatsızlıklar daha sık görülür. 50 yaş üstü insanlarda majör travma veya tekrarlayan minör travma olmasa dahi dejenerasyona bağlı kendiliğinden omuzda yırtıklar oluşabilir. Bu yaş grubunda omuz ağrısı olan hastalarda akla ilk rotatorcuff yırtıkları gelir.

 

Omuz Ameliyatları

Omuz ameliyatları açık ve kapalı olmak üzere iki şekilde gerçekleşir.

 

Kapalı ameliyat (Artroskopi)

Kapalı omuz ameliyatlarına Latince “Eklem içine bakmak” manasına gelen ‘Artroskopi’ denir. Hastanın tanısı konulduktan sonra nasıl bir tedavi yöntemi uygulanacağının belirlenmesi ve hastanın bilgilendirilmesi önceliklidir.

 

Ameliyat öncesinde anesteziyle ve gerekli durumlarda diğer branşlarla konsültasyon yapılır. Hasta ameliyata hazırlanarak, çoğunlukla genel ama duruma göre lokal anestezi altında ameliyat yapılır. Omuzun tüm katmalarını, kasları, eklemin kapsülünü, tendonları sıyırmadan, sadece omuz çevresinde birkaç adet, birer cm’lik delik açılır. Bu deliklerden birinden omuz içine bir kamera, diğerlerine de el aletleri yerleştirerek yapılabilmektedir.

 

Kapalı ameliyatın artıları nelerdir?

Omuzda uygulanan kapalı ameliyatlar hasta için çok konforlu, komplikasyon riski düşük bir cerrahi yöntemidir. Açılmadığı için ağrı ve kanama daha az olur, rehabilitasyonu daha kolay olacaktır, diğer kaslar zarar görmediği için çevirme hareketlerinde kısıtlılık riski düşecektir, kozmetik olarak baktığımıza daha az iz kalacaktır ve bunlar daha kısa bir ameliyat süresiyle sağlanacaktır.

 

Ameliyat genel anestezi altında gerçekleştirildiği için hasta bir gün hastanede yatırıldıktan sonra ertesi gün taburcu edilir. Rehabilitasyona ertesi gün başlanabileceği gibi yırtığın ve dikişin durumuna göre 4 – 6 hafta kadar bekleme süresinin ardından da başlanabilir.

 

Kapalı omuz ameliyatları hastanemiz Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nde başarıyla uygulanmaktadır.

 

Omuz artroskopisinin uygulama alanları

Omuz artroskopisi denilen kapalı ameliyat yönteminin çok geniş bir uygulama alanı vardır. MR ya da diğer görüntüleme yöntemleriyle tanı konulamayan rahatsızlıklarda tanı koymak için kullanılabileceği gibi, tekrarlayan omuz çıkıklarında, pazukasının eklem içi yapışma yerlerinde, omuzun sıkışma sendromu denilen köprücük kemiğinin omuzdaki başının kireçlenmesi durumunda, omuzun sıkışma sendromunda, rotatorcuff denilen omuzun iç ve dışa hareketini sağlayan cuffın yırtılmasında, eklem içi kıkırdak kopmaları ya da zedelenmelerinde kullanabiliriz.

 

Tekrarlayan omuz çıkıları

Tekrarlayan omuz çıkıkları daha çok genç yaştaki hastalarda, ilk omuz çıkığından sonra ortaya çıkar. Tanı konulduktan sonra yırtık olan yer kapalı ameliyatla dikilir ve omuz tedavisi yapılır.

 

Omuz ameliyatlarının açık yapılması durumunda hasta üç ayda düzelir. Ancak kapalı şekilde yapıldığında diğer kas ve tendonlara zarar verilmediği için 1,5 aylık bir sürede hasta tekrar sosyal hayatına dönebilir.

 

Pazu kasının eklem içi yırtılması dediğimiz durumların tedavisinde yine artroskopi uygulanabilir. Bu da daha çok bu bölgeyi dikmek şeklinde gerçekleştirilir. Omuz içinde kıkırdak veya yırtığı tamamlamak patolojisi, kemik patolojisi gibi şeyler varsa, labrum yırtığı gibi, eklem faresi dediğimiz rahatsızlıklar da beraberinde tedavi edilebilir.

 

Omuz sıkışma sendromu

Omuz sıkışma sendromu, özellikle kol kaldırıldığında omuzda ağrı yapabilen bir rahatsızlıktır ve bu rahatsızlık omuzda ‘akromion’ denilen kemik yapısının anatomik olarak biraz aşağıya doğru eğimli olmasından kaynaklanır.

 

Omuz sıkışması daha çok gençlerde görülür. Bunun cerrahisinde de kapalı ameliyat yöntemi uygulanır. Kemik törpülenerek, sıkışma dediğimiz hadise ortadan kaldırılır. Bu ameliyatın açık yapılması durumunda omuz topuzunu oluşturan kaslar tamamen ayrılacağından komplikasyon oluşma riski yüksektir. Bu kasın tekrar yapışmaması ve omuz kuvvetsizliği gibi problemler ortaya çıkabilir. Kapalı ameliyatta böyle komplikasyon oluşmadan, bir gün hastanede yatış süresinin ardından omuz hareketiyle ilgili rehabilitasyona başlanabilir.

 

Toplumda en sık görülen omuz sıkıntısı rotatorcuff yırtıklarıdır. Omuzun içe ve dışa hareketlerini sağlayan kasların gençlerde travmatik (düşme, çarpma, trafik kazları gibi), daha ileri yaşlardaysa dejenerasyon, kireçlenme, basit bir travma ya da kendiliğinden yırtık gibi nedenlerle görülür. Ancak daha çok ileri yaş rahatsızlığıdır. Burada da kapalı ameliyat en iyi çözümdür.

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları