Küçükcan Gerçeği

“Arama kurtarma çalışmaları eksikti”
Küçükcan Gerçeği

Korkut Küçükcan’ın ölümü, Gaziantep’te, deprem, kurtarma ve afet konularındaki eksikleri bir kez daha ortaya koydu. İnşaat Mühendisleri Odası, ihmallerle ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunurken, İMO Başkanı Gökhan Çeliktürk, “Gaziantep bir an önce depreme hazır hale getirilmeli” dedi. Gaziantep Valiliği de, olayın başından sonuna tüm detaylarıyla paylaşan bir açıklama yayınladı.

Yaklaşık 7 yıldır inşaat halinde olan Akkent Camii’nde inceleme yapmak için giden inşaat mühendisi Korkut Küçükcan’ın ölümü kentte deprem ve arama kurtarma gibi birçok konuyu gündeme getirdi. Küçükcan’ın ölümünün ardından üyesi olduğu İnşaat Mühendisleri Odası’nda (İMO) bir basın toplantısı düzenlendi. Oda Başkanı Gökhan Çeliktürk, çökme sonrası yaşanan kurtarma çalışmaları ve olaylarla ilgili birçok konuda yönetim kurulu üyeleri ile birlikte önemli bilgiler paylaştı.

GAZİANTEP DEPREME HAZIRLIKLI DEĞİL

“Bu olay bize gösterdi ki Gaziantep’te olası bir depremde, kazazedelere aylar sonra ulaşacağız gibi görünüyor” diyen Çeliktürk, “Gaziantep olası bir depreme hazırlıklı değil. AFAD hazırlıklı değil, alt yapı hazır değil. Küçükcan’ın cep telefonu saatlerce açık olmasına rağmen ulaşılamadı. Avrupa ya da Amerika’da olsa 1 saat içerisinde telefon sinyaline ulaşılabilirdi. Biz o gece samanlıkta iğne aradık. Eğer teknolojik alt yapımız olsaydı bulunabilirdi. Öte yandan Korkut Küçükcan’ın durumu kamuoyunda duyulunca herkes onu aradı. Gece 10-11 sularında cep telefonunun şarjı bitti. İnsanlar bu konuda daha bilinçli olsaydı, sadece yetkililer onu arasaydı belki Korkut’a çok daha erken saatlerde ulaşılabilirdi. Depreme karşı STK’lar, meslek odaları ve kurumlar bir araya gelmeli. Gaziantep’te koordinasyonun nasıl sağlanacağı gibi konularda planlama yapılmalı. Bu konuda maalesef büyük sıkıntı var.

LİTERATÜRE GİREN BİR KAZA

Meydana gelen kazanın dünyada eşi benzeri olmadığını anlatan Çeliktürk, şunları kaydetti: “Bu kaza literatüre giren bir kaza. Dünyada bu kazanın eşi benzeri büyüklüğü yok. Ben inşaat alanına gittiğimi zaman içeri girip de gördüğüm zaman dehşete düştüm. Böyle bir şey olabilir mi diye. İskelenin çökmüş hali 13 metreydi. Bizim Dülükbaba Ormanı’nı kesip oraya getirmişler. Ben hayatımda böyle bir şey görmedim. Böyle bir kazayı bir daha göremezsiniz.”

CAMİ İNŞAATI DEVAM ETMELİ Mİ?

Çeliktürk, cami inşaatının devam etmesi veya durması yönündeki bir soruya ise şu yanıtı verdi: “Buna kamuoyu karar vermeli. Biz yorum yapamayız. Bizim meslek alanımıza girmiyor. Tabi risk varsa camiinin taşınması açısında veya onun altında insanlar gelecekse herhangi bir statiğinde bir risk varsa tabi ki yapılmamalı. Ama onun dışında herhangi bir şey yoksa bu konuda şehri yönetenler, kamuoyu hep beraber karar vermeli.”

KORKU KÜÇÜKCAN NEDEN ORADAYDI?

Belediyenin Korkut Bey’i çağırmalarının sebebi burayı tekrardan bir ikmal ihalesine açmak istediklerini bu konuda Korkut Bey’den bir rapor istedikleri. Yani ne olması gerektiği. Bu kubbenin hangi malzemeden üretilecek, ahşap mı olacak, çelik mi olacak. Betonarmenin çok ağır olacağını ben de söyledim, zaten. Bununla ilgili bir uzmandan Korkut Bey’den fikir alıp ona göre ikmal ihalesine gireceklerini söylediler.

KORKUT KÜÇÜKCAN ALANINDA UZMANDI

Korkut Küçükcan’ın alanında uzman olarak mesleğinde 19 yılını tamamladığı anlatan Çeliktürk, “Kendisini olası bir depremde güçsüz yapıların ayakta kalmasını sağlamak için güçlendirme projeleri çizmek, uygulamak için yetiştirmiş ve bu konuda Türkiye’de sayılı isimlerden birisi haline gelmiş, meslek aşığı donanımlı bir mühendisti. Yapıların mevcut yapısal özelliklerinin belirlenmesi ve güçlendirilmesi konusunda engin bilgi ve deneyime sahipti. Sahada yapısal sistemin belirlenmesi için ölçümlerin yapılıp röleve projelerinin hazırlanması, hasar ve noksanların tespiti, yapı malzemelerinden numunelerin alınması ve dayanım testlerinin yaptırılması onun uzmanlık alanıdır” diye konuştu.

MESLEKİ ANLAMDA ÖNEMLİ BİR DEĞERİ KAYBETTİK

Başkan Çeliktürk, Küçükcan’ın aynı zamanda Gaziantep Deprem Master Planı komisyonu üyesi olduğunu belirterek, şöyle dedi: “Odamızın da son zamanlarda gündeme getirdiği, olası bir Gaziantep veya civar bölgelerde meydana gelecek depremde, bizlere bir yol haritası oluşturacak Deprem Master Planı komisyonumuzun 6 üyesinden 1 tanesiydi.  Olası bir deprem öncesinde ve sonrasında, birçok hayatı kurtaracak bilgiyi oluşturacak planın bir parçası ve katkı sunanıydı. Elbette kendisi ile ilgili anlatacak çok şey var ancak mesleki anlamda ne kadar önemli bir değeri kaybettiğimizin altını çizmek istiyoruz.”

AKKENT CAMİİ DAHA ÖNCE DE TARTIŞILDI

Çeliktürk Akkent Camii’ne ilişkin ise şu bilgileri paylaştı: “Üzücü olayın gerçekleştiği devasa büyüklükteki cami inşaatı, Türkiye’nin en büyük ikinci camisi olarak lanse ediliyor. 14.700m2’lik alana inşa edilen caminin, kubbe yüksekliği 67 metre, kubbe çapı ise 34 metre genişliğindedir. Caminin 4 bin 800 metrekarelik avlusunda 44 adet 30 metrekare büyüklüğünde külliye şeklinde odalar bulunacaktır. Devasa camide aynı anda 15 bin kişi ibadet edecektir. Yapının başlaması ile daha öncede gündeme gelen, Karataş Mahallesini şehre bağlayan en büyük ana yollardan birinin aksını kestiği, yolun sürekliliğinin devamı için caminin etrafından dolaşılması gerekliliği için yapılan tartışmalar daha önce kamuoyu gündemini meşgul etmişti. Bu yol imar değişikliği Ayrıca şehir hastanesine ulaşım bakımından sıkıntılara yol açacağını da hastane faaliyete geçmeden şimdiden söyleyebiliriz.  Akkent Cami inşaatın yalnızca 1 km civarında 4 adet cami bulunmaktadır. Ayrıca bu büyüklükte bir cami inşaatı var iken, bundan çok çok daha büyük bir caminin valilik binasının yıkılarak yerine yapılacak olması da Gaziantep kamuoyunu meşgul eden, tartışmalara yol açan yeni bir gündem konusudur.”

İNŞAATIN NE RUHSATI NE DE PROJESİ YOK

Çeliktürk, 7 yıldır inşaat halinde olan ve Korkut Küçükcan’ın hayatını kaybettiği, Türkiye’nin ikinci en büyük camisi olarak yapımına başlanan Akkent Camii inşaatının statik projesi, iskele projesi ve ruhsatı olmadığına dikkat çekti. Çeliktürk, “Hatta cami inşaatı yapılan alanın, cami olarak imar tadilatı olmadan inşaata başlandığı, inşaata başladıktan yıllar sonra imar tadilatının yapıldığı kamuoyunca bilinmektedir. Herhangi bir projesi olmayan inşaata nasıl başlandı ve neye göre devam ettirildi? Türkiye’de camilerin ruhsatsız hatta projesiz yapıldığı ile ilgili genel bir kanı var. Ancak bu durum mühendislik bilimini ve insan hayatını hiçe sayan bir uygulamadır. Çoğu zaman bir tip cami projesinin enini boyunu biraz değiştirerek inşaat yapıldığı bilinmektedir. Belediyeler cami ve bunun gibi bağış yapılan sosyal inşaatlarda ruhsatlara önem vermiyor proje istemiyor. Bu çok yanlış, yanlış olduğu kadar da tehlikeli bir durumdur. İnşaatı ister kamu kurumu yapsın, isterse de özel sektör yapsın her ikisi de aynı muameleye tabi tutulmalıdır. Belediyeler, kamu kurumları, kurallara uyma konusunda örnek olmalıdır. Ruhsatsız yapıya müsaade etmemelidir. Ancak burada görüyoruz ki belediye kendisi ruhsatsız yapı yapmaktadır” ifadelerini kullandı.

ARAMA KURTARMADA SINIFTA KALDIK

Arama kurtara çalışmalarındaki yetersizliğe de değinen Çeliktürk, şunları aktardı: “Öncelikle arama kurtarma faaliyetlerinde çalışan herkese teşekkür etmek istiyoruz. Muhakkak bu konuda çalışan herkes iyi niyetliydi. Ancak ortada ciddi bir koordinasyonsuzluk ve bilinçsizlik vardı. Lider eksikliği vardı. Bu nedenle o iskelenin altında hepimiz kaldık. Gaziantep arama kurtarma çalışmalarında sınıfta kaldı. Acilen Arama kurtarma görevi olan kurumlar, meslek odaları ve sivil toplum örgütleri bir araya gelerek, olası bir afette acil eylem planı üzerinde çalışmalara başlamalıdırlar. İnşaat mühendisleri odası olarak bu organizasyonda yer alacağımızı burada belirtmek isteriz.

KURUMLAR AFETLERE HAZIRLIKSIZ

Gerek AFAD, UMKE, İtfaiye, Belediyeler gibi arama kurtarma faaliyeti görevi olan kurumların, bu tür afet olaylarına ne kadar hazırlıksız olunduğunu anladık. Görgü tanıklarının bizleri yönlendirdiği konum ile Korkut Küçükcan kardeşimizin cansız bedenine ulaşıldığı yer arasındaki mesafenin çok fazla olduğuna şahit olduk. Görgü tanıkları bizleri yanlış yönlendirmiştir ve sorgulanmaları gerekmektedir.  Özellikle görgü tanıklarının yönlendirdiği konumda belirli bir mesafe alındıktan sonra, hatta tüm çalışmanın başladığı andan itibaren caminin 4 tarafından çok daha fazla ekiple çalışma yapılmaması Korkut Küçükcan kardeşimize ulaştığımız süreyi fazlasıyla uzatmıştır.

VALİ YANLIŞ YÖNLENDİRİLDİ

Ayrıca Korkut Küçükcan kardeşimizin cansız bedenine ulaşıldıktan sonra Umke’nin kan gurubu belirli kan torbalarıyla orada beklerken kendisinin yaşadığı ile ilgili bilginin paylaşılması, Valiliğin bile yanlış yönlendirilmesi, ailenin vefat haberini hastanede öğrenmesi gerekliliği ile ilgili bir kararsa bile çok yanlıştır ve herkesi o gece en derinden yaralayan hadiselerden bir tanesidir.

KURTARMA ÇALIŞMALARI DEVAM ETTİRİLMELİ

Alınan bilgilere göre Şantiye alanının tahliyesinin, Meslektaşımız Korkut Küçükcan’ın enkaz altından çıkarıldıktan sonra durdurulduğu görülmektedir. Enkaz altında başka vatandaşlarımızda olabilir. Acilen arama kurtarma çalışmalarının devam ettirilmesi gerekmektedir.

Çeliktürk, Akkent Camii ile ilgili şu soruları sordu: “ *13.5 metre ve daha yüksek iskele kurulumlarında ahşap iskele türünün kullanılması yasak iken, Akkent Camii inşaatında yaklaşık 45 metre yüksekliğinde kullanılan ahşap iskeleye nasıl izin verildi? Kim izin verdi?

*İnşaat belirli bir aşamaya geldikten sonra yarım kalmış. Devasa inşaat alanı yıllardır kaderine terk edilmiş, metruk bir yapı haline dönüşmüştür. Bu denli tehlike arz eden bir yapının bu kadar uzun süre bu halde kalmasının sebebi nedir?

*Civar bölgede yaşayan halk buranın tinerci yuvası haline geldiğini içeride mahallenin çocuklarının elini kolunu sallayarak gezdiğini söylüyorlar. Böylesine tehlike arz eden inşaat alanı ile ilgili olarak her hangi bir güvenlik önlemi neden alınmamıştır?

*Ve bizim için sorulması gereken en önemli soru şudur; yaklaşık 3 ay önce şantiye alanında çalışma yapıldığı ve beton döküldüğü, hatta beton dökümü esnasında iskelenin böyle bir yükü taşıyamayacağı anlaşılınca beton dökümünün yarım bırakıldığı biliniyor. Peki, üstü açık olan bu yapının, yıllarca soğukta kar ve yağmur, sıcakta güneşe maruz kaldığı bilinen ahşap iskelenin, beton dökümü esnasında kurumuş ahşabın üzerine yüklenen yeni yükü taşıma gücü kalmadığı fark edildikten sonra, değerli meslektaşımız Korkut Küçükcan neden ölçü alımı için camiye gönderilmiştir?

SORUMLULAR CEZALANDIRILSIN

Çeliktürk, İMO Odası Gaziantep Şubesi Yönetim Kurulu olarak Cumhuriyet Başsavcılığına giderek, Korkut Küçükcan’ın hayatını kaybettiği vahim olay ile ilgili suç duyurusunda bulunduklarını da kaydetti. “Yaşanan ölümlü olayın sorumlularının ortaya çıkarılması ve en ağır şekilde cezalandırılması en büyük beklentimizdir” dedi. Başkan Çeliktürk ayrıca, Korkut Küçükcan’ın adını yaşatacaklarını ifade ederek, şunları söyledi: “Diğer taraftan Şube Yönetim Kurulu olarak, şubemiz binasında bulunan anma töreninin yapılmış olduğu seminer salonuna merhum meslektaşımız, arkadaşımız, canımız, kardeşimiz Korkut Küçükcan’ın adının verilmesi ile ilgili oy birliği ile karar almış bulunmaktayız. Artık Korkut Küçükcan’ın adı bizimle yaşayacak.”

 


Mehmet Torun
18.11.2019


Yorum yap

Diğer Haberler